|
Yüzölçümü |
2295 km² |
| Genel Nüfusu | 94880 |
| İlçe Merkezi nüfus | 42300 |
| Köyler | 52580 |
| Rakım | 1013 |
| Kasaba sayısı | 10 |
| Köy sayısı | 33 |
| Mahalle sayısı | 12 |
| Konya'ya uzaklığı | 43 km |
| İlçenin Kuruluşu | 1926 |
YERİ VE SINIRLARI
Çumra ilçesi, İç Anadolu'nun güneyinde, Türkiye'nin en büyük kapalı havzası olan Konya Ovası'nda yer alan ve Konya iline bağlı olan bir ilçedir. Merkezi Konya'nın 43 km kuzeydoğusunda Konya-Karaman demiryolu üzerine kurulmuştur, 1926 yıllarında doğup gelişmiş bir kenttir. İlçe kuzeyinde Karatay, doğusunda Karapınar, batısında Akören, Meram, güneybatıda Bozkır, Güneysınır ilçeleri güneydoğuda da Karaman ili ile sınırlı olup genel anlamda 37-38 doğu meridyenleri ile 33-34 kuzey enlemleri arasında Çumra'nın köy ve kasabalarıyla beraber toplam yüzölçümü 2330 km²'dir. Çumra ilçe merkezinin yüzölçümü yaklaşık 25 km²'dir. Çumra ilçesinin dörtte ikisi ovalıktır. İlçenin denizden yüksekliği 1013 m olup Konya'dan 13 m daha aşağıdadır. Apa ile Dinek Kasabası'nda ormanlık yerler mevcuttur.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
İlçenin mevcut olan karasal iklimi dolayısıyla doğal bitki örtüsü bozkırdır. Çumra Ovası daha çok çorağa ve sıcağa dayanıklı bitkilerle kaplıdır. Konumu ve morfolojik yapısı itibari ile Çumra ilçesi orman yönünden farklıdır.
DAĞLARI
Çumra ilçesi yüzey şekilleri bakımından fazla engebeli sayılmaz. Güneybatıda 1521 m rakımlı Kel Dağı, Çökek Dağı, güneyde Kabakbaşı Karaburun Dağları, doğusunda Çumra ile Karaman hududunu birbirinden ayıran ovanın ortasında 2288 m rakımlı Karadağ bulunmaktadır. Alibeyhüyüğü kasabasının güneybatısında, mahalli isimle söylenen üzerinde bitki örtüsü bulunmayan Abaz Dağı vardır.
ÇUMRA'NIN FİZİKİ YAPISI VE ŞEHİRCİLİK ACISINDAN DURUMU
Çumra coğrafî
olarak tamamen düz bir ovada kurulu
olması sebebiyle yaygın bir
yerleşime sahiptir. İzzetbey
Mahallesi ilçenin ilk ve en eski
mahallesi olup, aynı zamanda Çarşı
Merkezini içinde barındırır. Sadece
Çarşı Merkezi'nin bir bölümü dikey
yapılaşmaya sahne olup, onun dışında
tüm mahallelerde genel de tek ve iki
katlı bahçeli evlerden oluşmaktadır,
ilçemizin şehir merkezi yüzölçümü
yaklaşık 25 km²'yi bulmaktadır.
Toplam 12 mahallesindeki 450'yi
aşkın tüm cadde ve sokakların
uzunluğu yaklaşık 500 km ’ yi
bulmaktadır. Bu haliyle ilçemiz,
uzunluk itibariyle çoğu orta
büyüklükteki il merkezlerinden daha
büyük bir yerleşim alanına sahiptir.
Çarşı Merkezinde çoğunlukla yine
eski ve 2 katlı binalar mevcuttur.
Modern işyerleri, mağazalar, alış
veriş merkezleri ve sosyal tesisler
açısından önemli eksiklikleri
vardır, ilçenin bir özel eğitim
kurumu yoktur. Gençlerin sosyal
aktivitelerini yapabilecekleri
kültür merkezleri, kafeterya, sinema
ve tiyatro gibi imkanlarda yoktur.
Yine spor tesisleri açısından da
birçok eksiği olan ilçemiz de en
öncelikli olarak bir yüzme havuzu ve
kapalı halı saha tesisi ihtiyaç
duyulmaktadır.Konya il merkezine
yaklaşık 45 km mesafe de oluşu
yüzünden maddi imkanları yerinde
olan pek çok aile Konya'ya göç
etmekte ve bu nedenle Çumra'mız hem
ekonomik ve hem de sosyal kültürel
birikimi olan büyük bir nüfusunu
Konya'ya göç vermektedir. Her halde
Çumra'dan göç ederek Konya'ya
yerleşen Çumralıların sayısı halen
Çumra'da ikamet edenlerin sayısından
daha fazladır. Son yıllarda sırf
çocuklarına daha kaliteli bir eğitim
ve öğretim imkanı verebilmek
amacıyla Konya'ya göç eden ailelerin
sayısında önemli artışlar
gözlenmektedir. Keza, Çumra'da görev
yapan kamu görevlilerin yaklaşık
600-700 kadarı da yine Konya'da
oturmaktadır. Sosyal yapıdaki bu
olumsuzluklar ilçemizin
şehirciliğini de olumsuz yönde
etkilemektedir. Özellikle varlıklı
ve kültürlü ailelerin Konya'ya
göçmesi bir çare olarak görmesi
sebebiyle ilçemize yatırım
yapanların sayısı çok az olmaktadır.
İlçemizde kaliteli konut ve modern
iş yerleri yatırımı olması
gerekenden çok çok azdır. Buna bağlı
olarak park, yeşil alan, mesire
alanı, spor tesisleri gibi modern
bir şehirde olması gereken
düzenlemelerde yetersiz kalmaktadır.
Mevcut durumda ancak ilçemizdeki bu
tür tesisler hızla tamamlanarak
hizmete sokulmak suretiyle şehrin
modern bir görünüme kavuşması
sağlanabilir ve bu sosyal göç
olayını durdurabilir. Bu amaç ile
belediyemiz başta toplu konut olmak
üzere spor tesisleri ve alış-veriş
merkezlerinin ilçemize
kazandırılabilmesi yönünde çok yoğun
bir çaba içerisindedir. Nihayet
İlçemizin 80 yıllık tarihinde ihmal
edilmiş olan başta kanalizasyon
olmak üzere içme suyu ve elektrik
hatlarının yenileme çalışmaları son
hızla sürdürülmekte ve en kısa
sürede bitirilmeye çalışılmaktadır.
Alt yapı çalışmalarının bitirilmesi
ilçemizin modern üst yapı
hizmetlerine kavuşmasının da önünü
açacaktır.
Çumra'nın en büyük hayali olan Şeker Fabrikası yatırımını tamamlanması da ilçemizin fiziksel görünümünün değişmesi ve modern bir şehir olması yönünde önemli bir etken olacaktır.
ÇUMRA TARİHÇESİ
Çumra ilçe merkezi olarak, tarihi yakın zamana sahip olduğu için ilçe merkezinde tarihi eser yoktur. Çumra havalisinin kuruluşunun M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzandığı, üzerinde bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır.Çumra'nın tarih öncesini anlatan en önemli merkezi, Çumra'nın 12 km kuzeyinde bulunan Çatalhüyük'tür. Çatalhüyük ve civarında yaşayan toplumların yeryüzünün en eski kavmi olduğu kazıda çıkarılan eserlerde görülmektedir.Çatalhüyük'ün özelliği insanların kurdukları ilk şehir olmasıdır.
Neolitik devirden
kalma Çumra ve çevresinde bir çok
hüyük mevcuttur:
1-Sırçalı Hüyük
2-Seyithan Hüyüğü
3-Karahüyük
4-Karkın Hüyüğü
5-Dedemoğlu Hüyüğü
6-İçeriçumra Hüyüğü
7-Alibeyhüyüğü
8-Çatalhüyük
9-Küçükköy Hüyüğü
10-Abditolu Hüyüğü
11-Üçhüyük Köyünde bulunan 3 adet
hüyük
1926 yılına kadar Çumra ilçesini bugünkü İçeriçumra Kasabası olarak biliniyordu. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, trenle Adana'ya giderken Çumra'da verdiği mola esnasında Çumra istasyonundan etrafı seyredip sulama tesis ve lojmanlarını gördükten sonra; "Bu şirin beldeyi geliştirmek, buraya önem vermek lazımdır. Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir. Atatürk'ün emri ile 26 Haziran 1926 yılında 30.05.1926 tarihli404 sayılı resmi gazetede yayınlanan, 877 sayılı kanunla Çumra ilçe merkezi haline gelmiştir.Bugünkü İçeriçumra Kasabası da 1955 yılına kadar Çumra'nın bir mahallesi olarak kalmıştır. Çumra'nın ilçe olmasında emeği geçen o dönemin Konya Valisi İzzet Bey'in adı ilk kurulan mahalleye verilmiştir. (İzzetbey Mahallesi)
Çumra ilçe merkezi olarak, yakın bir geçmişe sahip olduğu için tarihi eser yoktur. Ancak bulunduğu yer itibari ile çok eskiden yerleşime uğramış bir çevredir.
Çumra havalisinin kuruluşunun M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzandığı üzerinde bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır.
Çumra'nın tarih öncesini anlatan en önemli merkezi, Çumra'nın 12 km. kuzeyinde bulunan "Çatalhöyük"tür.
Çatalhöyük ve çevresinde yaşayan toplumların M.Ö. 7000 yıllan öncesi neolitik devre ait medeniyetin buradan başlayıp, dünyaya yayıldığı anlaşılmıştır.
Çatalhöyük ve civarında yaşayan toplumların yeryüzünün en eski kavmi olduğu kazıda çıkarılan eserlerde görülmektedir. Çatalhöyük'ün özelliği insanların kurdukları ilk şehir olmasıdır. Neolitik devirden kalma Çumra ve çevresinde birçok hüyük mevcuttur. Sırçalı hüyük, Seyithan hüyüğü, Karahüyük Karkın hüyüğü, Dedemoğlu hüyüğü, İçeriçumra hüyüğü, Alibeyhüyüğü, Çatalhüyük, Küçükköy hüyüğü, Abditolu hüyüğü, Üçhüyükler köyünde bulunan 3 adet hüyük. Tarih çağlarında bulunduğu yer hakkında en eski yazılı kaynağa ise eski Hitit krallığı zamanından kalan Telepinuş fermanında rastlarız. Bu fermanda Hattuşilin Hupişna (Ereğli) Lunda (Karaman memleketlerinde oğullarından her birini atadığı ve onların da bu memleketleri yönettikleri görülür. Çumra'nın Kuzey kısmında bulunan Üçhüyük ve Türkmen Karahüyük köyleri Alibeyhüyüğü kasabası civarında Hititlerin yaşadığı buralarda yapılan kazılarda çıkarılan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır.
Çumra ve
çevresinde Frikyaklann ve hatta kısa
süre ile Lidyahlann hakimiyet
kurdukları anlaşılmaktadır. Pers
kralı Ahamanis Çumra ve çevresini
Perslere bağlamış, fakat onların da
hükümranlığı fazla sürmemiş. Çumra
ve çevresi Neolitik devrin Etilerin
(Hitit), Persler, Frikyaklann
idarelerinde kalmıştır. Yörede
Selçuklu hakimiyeti bilinmesine
rağmen herhangi bir tarihi esere
rastlanamamaktadır. Ancak Karaman
oğullarından kalma halen mevcut
Çarşamba çayı üzerinde Dineksaray,
Balçıkhisar, Tavşanköprü, Karaman,
Seyithan ve Karkm köprüleri
bulunmaktadır. Anadolu'yu fethederek
anadolu Selçuklu Devleti'ni kuran
Süleyman Şah'ın 1075 yılında
Konya'yı alarak başkent yapması
yörenin Türk egemenliğine geçtiği
dönemdir. Anadolu Selçuklu
Devleti'nin yıkılmasında sonra
kurulan Türkbeylikleri A-nadolu Türk
birliğini kurma mücadelelerinde
Çumra'dan geçen Çarşamba çayı sınır
olarak kabul edilmiştir. Anadolu
Selçuklu devletinin yıkılmasından
sonra yörede Karamanoğlu beyliği
kurulmuş ve bir süre hüküm
sürmüştür. İlçenin şimdiki
sakinlerinin birçoğu Selçuklularla
gelen Türk boylarından olduğu,
yerleştikleri köylere verdikleri
isimlerden anlaşılmaktadır (Karkın,
Afşar, vb.). Osmanlılar döneminde
Yavuz Sultan Selim'in L Beyazıt'ın,
1. ve 2. Murad'ın Karamanoğullan
dolayısıyla yöre üzerine seferleri
görülür. Fatih Sultan Mehmet
tarafından Karamanoğlu beyliğinin
ortadan kaldırılması ile Osmanlı
yönetimine güren yöremiz, o dönemler
şu anda ilçe olan Çumra'mın
bulunduğu yer bataklıklarla
kaplıdır. 1926 yılında Çumra'nın
kurulmasında iki olay çok büyük rol
oynamıştır. Birincisi: Çarşamba
Kanalı'mn açılması, bataklıkların
kurutularak ıslah edilmesi için
Konya ovasının sulanması maksadıyla
1911 yılında yapılan sulama
tesisleridir.
ikincisi: 1894
yılında Haydarpaşa-Bağdat
demiryolunun yapımına başlanıp, 1913
yılında bitirilmesidir. 1913 yılında
buradan ilk tren geçmiştir.
Dolayısıyla Çumra'daki ilk bina
istasyon olmuştur. Osmanlı zamanında
ilk tapu ve kadastro işlemleri de
Çumra'da başlatılmıştır.
Cumhuriyet
döneminde Çumra ise, 1926 yılına
gelinceye kadar Çumra deyince
bugünkü İçeriÇumra kasabamız akla
gelmekte idi.
M. Kemal Atatürk trenle Adana'ya giderken Çumra'da verdiği mola esnasında Çumra istasyonundan etran seyredip sulama tesis ve lojmanlarını gördükten sonra; "Bu şirin beldeyi geliştirmek, buraya önem vermek lazımdır. Çumra ilçe olmaya layıktır" demiştir.
Atatürk'ün emri üe 26 Haziran 1926 yılında 30.05.1926 tarihli 404 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan, 877 sayılı kanunla Çumra ilçe merkezi haline getirilmiştir. Çumra'nın ilçe olmasında emeği geçen o dönemki Konya Valisi İzzet Bey'in adı ilk kurulan mahalleye verilmiştir. (İzzetbey Mahallesi) 1936 yılında zamanın Konya valisi Cemal Bardakçı zamanında Balkanlardan Anadolu'ya gelen 300 göçmen ailesi Çumra'ya yerleşmiştir. 1936 ve 1950 yıllarında gelen soydaşlarımızın yerleştikleri bu ikinci mahalleye de Konya valisi Cemal Bardakçı'nın soyadı verilmiştir. (Bardakçı Mahallesi) Cumhuriyet tarihinin ilk mahalle düzenlemesine Çumra Bardakçı mahallesinden başlanarak, ilk yatırım buraya yapılmıştır. Bu mahalle planının çok iyi çizilmesiyle Türkiye'de hemen hemen örneği yoktur.
Mahallenin hangi caddesinden
gidilirse gidilsin kesinlikle
anayola çıkar. Son yıllarda Çumra'ya
olan göçler nüfusu hızla
artırmıştır. Gelen göçler genellikle
Hadim, Bozkır, Ermenek gibi ilçe ve
köylerden gelenlerdir.
ÇUMRA ADININ NEREDEN GELDİĞİ
Birinci Rivayet: Yavuz Sultan Selim Mısır seferinden dönerken bu bölgeye geldiğinde yağmur yağmaya başlar. Dolayısıyla her taraf çamur içindedir. Ordu çamurdan yürüyemez hale gelir. Sazlık ve bataklıktan askerlerini geçirmek için padişah ordusuna "Cemre" komutunu verir. Padişah ve ordusu binbir güçlükle ovayı geçerler. Güçlükle ovayı geçen ordu mensupları bu yöreyi başkalarına tarif ederken, çamurlu olmasına izafeten Çumuriyet olarak tanıtırlar. Cemren kelimesi zamanla Çamura daha sonra'da Çumra'ya dönüşmüştür. (Çemren:Askerin paçalarını sıvamalarını ve süvarilerin atların kuyruklarını bağlamaları emri.)
ikinci rivayete göre: 4. Murat Bağdat seferine giderken bu bölgeden geçer, bu arada yağan yağmur dolayısıyla her taraf çamurdur. Bu çamurda ilerlemede güçlük çeken ve bıkan askerler: "Çamura bak çamura" diye şikayetçi olurlar. Çamur kelimesi zamanla Çumra şekline dönüşmüştür.
Çumra'nın ismi ister Yavuz
Sultan Selim'in Mısır seferinde,
isterse 4. Mu-rat'ın Bağdat
seferinde ortaya çıksın bu sadece
zaman konusunu ilgilendirir. Bu
değişik rivayetlerdeki ortak nokta
Çumra ovasının çamurla ilgili
olmasıdır.
Üçüncü Rivayete Göre: Karamanoğulları beyliği zamanında suç işlemesi nedeniyle kaçarak bugünkü İçeri Çumra'nın bulunduğu yere gelen ve KelKöy adıyla anılan köye sığman Pir Ahmet Paşa kendisini koruyabilmek için çevrede yaşayan az nüfuslu kabileleri birlik ve beraberliğe çağırıp "Cümlemiz beraber olalım" sözünü kullanmasından "Cümle" kelimesi sonradan Çumra olması.
29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Kazanan Parti Adayı

