KONYA SARAYÖNÜ İLÇESİ

İlçemizin kuruluşu hakkındaki tarihi bilgilere göre, şehrin batısındaki Saiteli (Kadınhanı) ve güneyindeki Lâdik dağları eteğinde Bozok ili (öziçi) adı ile bilinen iki kasaba halkı, haçlı ordularının geçiş yolu üzerinde oldukları için bu orduların yağmasından kurtulmak istediler. Bu sebeple inlerin bulunduğu bugünkü yukarı mahalle (Tolobası) denilen yere göç ettiler. Çünkü inlerde emniyet ve saklanabilme imkanları mevcuttu. İşte bu yüzden kasabalarından göç edenler Sarayönü’nün kuruluşunda öncü olmuşlardır.

    “Tolobası” adı ile anılan bu inlerin o zamanlar hem sığınak, hem de mesken olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. İlçemizin ismi de bu inlere bağlanır. Büyüklüğü, konforu ve kullanışlı olması bakımından saraya benzetilen bu inlerden dolayı buraya “Sarayini” ismi de denilmiştir. Zamanla bu isim “SARAYÖNܔ olmuştur. Bir rivayete göre de ilçenin ismi inlerin yanında bulunan saraya bağlanır. İlçenin toprakları ve yerleşme merkezi bu sarayın önünde olduğu için “SARAYIN ÖNܔ denilmiştir. Bu zamanla “SARAYÜNܔ olmuştur. Yukarıdaki iki görüşte ilçemizin ismi hakkında akla yatkın bilgi verir. Bugün inler kapalı durumdadır.

    İç Anadolu Bölgesi’nde, Konya İli’ne bağlı bir ilçe olan Sarayönü, kuzey ve kuzeydoğusunda Cihanbeyli, doğusunda Altınekin, güneydoğu ve güneyde Selçuklu, batıda Kadınhanı, kuzeybatıda da Yunak ilçeleri ile çevrilidir. Büyük bölümü Cihanbeyli Platosunda yer alan ilçe topraklarının güney kesimini Bozdağ’ın kuzey uzantıları engebelendirir. İlçe güneyden Batı Torosların bir kolu olan Sultandağı’na bağlı Ladik (Halıcı) dağları ile çevrilmiştir. Batı-doğu doğrultusunda uzanan bu dağlar 1.800-1.900 m. yüksekliktedir. Yaklaşık yüksekliği 750-850 m. arasında değişir. Üçüncü zamanda alp-Himalaya orojenizi ile oluşan bu kıvrım dağları dış etkenlerin tesiri ile zamanımıza kadar aşınarak orijinal durumlarını kaybetmişler ve orta dağ karakterinde kalmışlardır.

    İlçe toprakları Cihanbeyli platosunun güney uzantısındaki düzlükler üzerinde bulunmaktadır. Sarayönü’ndeki bu düzlükler akarsular tarafından derin olarak parçalanmadıklarından ova karakterini taşır. Bu düzlükler güneydoğuda Konya Ovası’ndan Gelemiş tepelik alanı ile ayrılır. Ovadaki düzlükler üzerinde görülen tek tepeler birer höyük konumundadır.

    İlçe akarsuları bakımından kapalı bir havza durumundadır. Bu kapalı havzanın suları yer yer göller, bataklıklar, sazlıklar meydana getiren bir akış tarzı göstermektedir. Çok az yağış alan ilçenin sularını yazın kuruyan sel nitelikli akarsular toplar. Orta yükseklikteki düzlüklerde kaybolan bu akarsulardan başlıcası Kökez Deresi’dir. Konya’ya 47 km. uzaklıktadır. Deniz seviyesinden 1.055 m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 1.088 km2, toplam nüfusu ise 39.110’dur.

İlçe, doğal bitki örtüsü bakımından çok fakirdir. İklim koşullarına göre düzlüklerde bozkırlar büyük yer kaplar. Ladik dağları, göl ve akarsuların bulunduğu yerler dışında kalan düzlükler tamamen bozkırlarla kaplıdır. Dere ve göl kıyılarında söğüt, kavak cinsinden ağaçlarla meyve ağaçlarına rastlanır. Ladik dağları bölgesinde şistli yapıya sahip olarak üzerinde çalılıklar görülür. Kalkerli arazi boştur, bitki örtüsü hiç yoktur.

    Sarayönü, İç Anadolu bölgesinde olması nedeniyle karasal iklim kuşağı içindedir. Ancak, Sarayönü’ndeki karasal iklimin özellikleri İç Anadolu’nun karasal iklim tipinden çok, Doğu Anadolu’nun karasal iklim tipi ile benzerlik göstermektedir. Sarayönü ile Konya arasında iklim farklılıkları vardır. Yaz ayları çok sıcak, kış ayları ise sert ve soğuk geçmektedir. Ortalama yıllık sıcaklık 10.9 c’dir. Kış aylarının büyük bir kısmında don olayı görülür. İlçede yıllık değerlere göre yağış miktarı ise, 373,5 mm.dir.

    İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, şeker pancarı, yulaf, soğan, patates, elma, baklagiller, armut ve üzümdür. Hayvancılık önemli bir gelir kaynağı olup, sığır, koyun ve tavuk yetiştirilmektedir. Su gereksinimini ilçenin güneyindeki Beşgöz kaynaklarından sağlayan Konuklar Tarım İşletmesi tarla tarımı, hayvancılık ve su ürünleri yetiştiriciliği yapmaktadır. Bu işletmede tarımsal eğitim kurumları ile araştırma istasyonları da bulunmaktadır. Dokumacılık ilçenin geleneksel el sanatlarından olup, Halıcı (Ladik) halısı ile ünlüdür.

    İlçe topraklarında linyit ve civa içeren maden yatakları vardır. Halıcı (Ladik) yakınlarında civa işletme tesisleri kurulmuştur.

    İlçenin tarihine ait kesin bilgi bulunmamaktadır. Ancak Konya’nın diğer ilçelerinde olduğu gibi yörede ilk yer yerleşimin Hititler döneminde başladığı sanılmaktadır. MÖ.XIII.yüzyılda Hititler yöreye egemen olmuş, Hititlerin ardından yöre Friglerin ve Kimmerlerin egemenliğine girmiştir. MÖ.VII.yüzyılda Lydialıların, MÖ.VI.yüzyılda Perslerin egemenliğindeki yöre, Kapadokya Satraplığının sınırları içerisinde kalmıştır. Büyük İskender’in Pers Devletini Anadolu’da ortadan kaldırması ile birlikte MÖ.334’te Makedonya Krallığına bağlanmıştır. Konya ve yöresi MÖ.I.yüzyılda Pontus yönetiminde kalmış, daha sonra Pontus ve Romalılar arasında zaman zaman el değiştirmiştir. MS.VII.yüzyılın başlarında Sasaniler, yüzyılın ortasında Araplar kısa süreli de olsa yöreye hakim olmuşlardır.

    İlçenin kuruluşu ile ilgili kaynaklarda, Sarayönü’nün güney batısında bulunan Saiteli ile güneyindeki Ladik Dağları’nın eteğinde kurulmuş olan Bozok (Öziçi) olarak bilinen iki kasaba halkının yerleştikleri yerin, Haçlı ordularının geçiş yolu üzerinde olmasından ötürü, ilçe halkı, Haçlı ordularından korunmak amacıyla, bugünkü Yukarı Mahalle denilen yere göç etmişler, ve buradaki inlere korunmak amacı ile yerleşmişlerdir. Tolabası adı ile anılan bu inlerin o zamanlar hem sığınak hem de mesken olarak kullanıldığı sanılmaktadır. İlçenin ismi de bu inlerden dolayı Sarayini olarak anılmış, zamanla bu isim Sarayönü’ne dönüşmüştür.

    Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Oğuz boyları Anadolu’ya hakim olmuş, Alparslan’ın komutanlarından Kutalmışoğlu Süleyman Şah Konya ve yöresini ele geçirmiştir. Anadolu Selçukluları’nın yıkılmasına (1308) kadar Selçukluların egemenliğinde kalan yöre daha sonra Karamanoğulları’nın eline geçmiştir. Fatih Sultan Mehmet Karamanoğlu Beyliği’ni 1465’te ortadan kaldırınca Konya ve yöresi ile birlikte Sarayönü de Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.

    Daha önce Kadınhanı’na bağlı olan Sarayönü’nün 1941 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, 1959’da da Konya’ya bağlı ilçe durumuna getirilmiştir.

    İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Roma Köprüsü ve Başhöyük, Karatepe, Akdoğan, Konar, İbrahim Dede, Pazar, Zengi, Gamel, İrmelik, Ladik, Ertuğrul, Çeşmelisebil, Kuyulu Sebil, Kurşunlu Kale höyükleri bulunmaktadır.

SARAYÖNÜ İLÇE OLUŞU

     SARAYÖNܒ NÜN BELEDİYE OLUŞU

    İlçemizin ilk Belediye Başkanının 11.07.1940 tarihinde göreve başlaması dolayısıyla belediye olması da 1940 yılı olarak kabul edilmektedir.
  

     SARAYÖNܒ NÜN İLÇE OLUŞU

    Sarayönü 1 Nisan 1959 tarihinde Kadınhanı ilçesinden ayrılarak ilçe olmuştur. İlçe oluşu şenlik havası ile kutlanmıştır.

 SARAYÖNÜ SANAYİSİ

    Sarayönü İlçesinde ekonomi genel olarak tarıma dayanır. İlçe zamanımıza kadar sanayileşmeden gerekli payını alamamıştır. Tarımdaki sanayileşme yeterince sağlanamamıştır.

    İlçede yıllardır bulunan ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı iki işletmede, klasik üretimler dışında, Konuklar işletmesinde alabalık üretimi ve Gözlü işletmesinde Küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Bu işletmeler bu üretimler yanında bilgi birikimi ve tecrübeleriyle ilçede tarımın sanayileşmesine öncülük yapamamışlardır.

    Sarayönü İlçesinde son yıllarda sanayileşme eğilimi yükselmiştir. Un ve yem sanayisi yanında, yeni sanayi tesisleri kurulmakta ve sanayiye dayalı üretim artmaktadır. Küçük ve orta ölçekli sanayi tesisleri yaygınlaşmaktadır.

    Kuruluş tarihi öncelik sıralamasına göre ilçemizde faaliyet gösteren üretim yerlerini kısaca belirtebiliriz.

    GÜNEY UN VE YEM SAN TİC A.Ş.
Güneyler 1989 yılında Sarayönü Ticaret Borsası karşısında yaklaşık 35.000. m2 lik arsa alarak 60 TON luk bir kantar ve depolar yapmış daha sonra 1990 yılında Güneyler A.Ş. yi kurarak Un Fabrikasının temeli atılmış ve 1992 yılında üretime başlamıştır.1997 yılında şirket bünyesinde yem fabrikası kurulmasına karar verilmiş ve temeli atılmış ve 1998 yılında yem fabrikası üretime başlamıştır.

    Un fabrikasının arazisi 35.000 m2 dir. Fabrikanın makine parkının oturduğu alan 1500 m2 dir. 8 adet 35 tonluk dikey depo ile birlikte 2500 m2 lik yatay hammadde deposuna sahiptir. Un fabrikası yılda 17200 ton un ve 4320 ton kepek üretimi yapmaktadır. Fabrikada 15 işçi çalışmaktadır. Yem fabrikasında ise 29.600 ton yem üretimi yapılmaktadır. Fabrikada 17 adet işçi çalışmaktadır.

    Şirketin hedefleri arasında hayvancılık et ve yumurta tavukçuluğu entegre tesisleri yapmak ve yeni bir faaliyet alanı olarak da inşaat sektörüne yönelerek konut yapımını gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bunun yanında tekstil ve konfeksiyon atölyeleri kurmayı amaçlamaktadır.

    DEMİRPOLAT ŞİRKETLER TOPLULUĞU



   
Demirpolat Şirketler Topluluğu bünyesinde bulunan Derya Un San. ve Tic. AŞ.1964 yılında bölgenin tarım ürünlerini değerlendirmek amacı ile kurulmuştur. Derya un o yıllarda bazı imkansızlıklara rağmen dizel motorla 10 yıl imalatına devam etmiştir.1975 yılında elektrik sistemine geçmiştir. Bu süre zarfında kapasite artımı ve belirli revizyonlarla kendini yenilemiş günlük 150 ton /24 saat kapasite ve modern bir laboratuar ? ile faaliyetini devam ettirmekte ve 10 yıldır dünyanın çeşitli ülkelerine ihracata çalışmaktadır.

    1989 yılında sanayii bölgesine göre hayvancılığa ve çiftçiliğe katkıda bulunmak üzere Saray Yem San ve Tic A. Ş. Kurulmuş ve bu gün yem çeşitleri imalatına devam etmekte olup entegre çalışmaları devam etmektedir.

    Ürettiği ürünleri pazarlama yönü ile Demirpolat İthalat - ihracat şirketini kurmuş olup çalışmaları devam etmektedir. Şirketler bünyesinde taşımacılık işini yapan 30 tır araçlık bir filo kurmuş olup iç ve dış piyasaya taşıma işini yürütmektedir. Tarım ürünlerinde ülkemizde yaşayan süne olayının arkasından yurt içi ihtiyacı olan buğdayın temini için çalışmalar yaparak ülkemizin un ve yem sektörünü yurtdışından ihtiyaç olan buğday ve yem hammaddelerini getirip satmaktadır.

    Yeni kurmuş olduğu TEMRİN DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.’ ile Belçika’dan almış olduğu, günlük 20.000 ton/24 saat kapasiteli makinelerle limanlarda boşaltma ve yükleme işlemleri yapmaktadır. Şu anda soya ve soya yağı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. DEMİRPOLAT TARIM ÜRÜNLERİ. OTO. İTH. İHR.SAN TİC. LTD.ŞTİ. ise tarım ürünleri ithali ve ihracı, yurtiçi alım ve satımı yem hammaddeleri alım ve satımı DAF TIR Konya Bölge Bayiliği, tarım ürünleri alım satımı, otomotiv lastikleri ve tarım makinaları satışı yapılmaktadır.

    LADİK HALICILIK KOOPERATİFİ

    İlçemize bağlı Ladik Kasabasında kurulan kooperatif 1968 yılında kasaba genelinde küçük baş hayvancılığı geliştirmek maksadıyla kurulmuştur. Daha sonra Dünyaca ünlü Ladik Halısının üretimini artırmak ve halıcılığı geliştirmek amacıyla faaliyetlerine devam etmiştir. Bu amaç doğrultusunda günümüze kadar çalışmalarına devam ederek halı üretiminde istihdam edilen eleman sayısı 800 ‘ü bulmuştur. Kooperatifimiz bünyesinde senede 2500 m2 Ladik halısı üretilip iç ve dış piyasalara pazarlanmaktadır. Kooperatifimiz Bünyesinde ek olarak market işletilmektedir. Kooperatifimizin amacı halıcılığımızı daha da geliştirerek istihdamı artırmak iç ve dış piyasalarda aranılan özelliklerde Ladik Halısı üretmektir.


    ASLANOĞLU UN SAN. VE TİC. A.Ş.

    Şirket 15 Aralık 1989 yılında kurulmuştur. Şirketin faaliyet alanı ticaret sanayi ve nakliyeciliktir. Şirketin bünyesindeki un fabrikası inşaatına 1991 yılında başlanıp 1996 yılında bitirilmiştir. Şirketimizin yıllık kapasitesi 51.000 TON/ yıldır. Mamul madde olarak yılda 38800 TON un ve 9720 ton kepek üretilmektedir. Fabrikada Şu anda 20 adet personel istihdam edilmektedir. Fabrika günde 8 saat çalışmaktadır. Ağustos 1998 tarihinden itibaren çalışma süresi günde 16 saate ve işçi sayısı da 30 kişiye çıkarılacaktır. Fabrika tam kapasite çalıştığı zaman 50 kişi istihdam edilecektir. Şu anda fabrikada 50 kg lık lüks unlar üretilmektedir.

    KOMPEN

    1996 yılında Kombassan Şirketler Topluluğu bünyesinde faaliyetine başlamıştır. Kompen PVC kapı ve pencere üretimi yaparak Konya ve Türkiye ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Fabrikanın kapasitesi 50 ton/gün olup, şu anda 35 ton /gün olarak üretim yapmaktadır. Fabrikada 250 işçi istihdam edilmektedir. Fabrikanın üretmiş olduğu ürünler yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda satılmaktadır.


   
ATAK TAVUKÇULUK VE EKİPMANLARI GIDA TEKSTİL VE TURİZM SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

   
Konya-İzmir yolu 40 km. üzerinde Sarayönü ilçesi hudutları içinde, 100.000 m2’ ye kurulan bu tesislerde şu anda 75.000/gün kapasiteli yumurta üretimi yapılmaktadır.

    Hedeflenen yatırımlar :

Komple akaryakıt istasyonu ve sosyal tesisleri

Yem fabrikası

Soğuk hava deposu

800.000 adet yumurta üretimi (günlük)

Civciv ve yarka üretim tesisleri kurulacaktır.

Şu anda çalışan işçi sayısı 10 olup, tam kapasite ile üretime geçildiğinde işçi sayısı 100 olacaktır.

Şirket 25 ortaklı olup kuruluş sermayesi 110.000.000.000. TL.’dir.

    Sarayönü İlçesinde küçük ölçekli imalat sektörü olarak cam dekorculuğu, konfeksiyon ve el halıcılığı üretimleri başlatılmıştır. Sürekli üretime yönelik Halk Eğitim kursu atölyeleri şeklinde Sosyal Yardımlaşma ve dayanışma vakfı , Hizmet Birliği ,Halk Eğitim Müdürlüğü ve özel firmaların koordinasyonu ile kurulan bu üretim yerlerinin zamanla yaygınlaşacağı beklenmektedir.

    Bu üretim yerleri şöyle sıralanabilir;

1-Cam Dekorculuğu : Sarayönü İlçemizde, Merkezde, Ladik Kasabasında ve Başhüyük kasabasında olmak üzere üç adet cam dekor atölyesi bulunmaktadır. Atölyelerde toplam........ kişi istihdam edilmektedir.

2-Konfeksiyon İşletmeciliği: İlçemizde biri merkezde biri de Başhüyük Kasabasında olmak üzere iki adet Konfeksiyon ve trikotaj atolyesi bulunmaktadır. Bu atölyelerde toplam kişi istihdam edilmektedir.

3-Halı Üretim atölyeleri: İlçemiz merkezinde iki ve Ladik Kasabamızda bir tane olmak üzere toplam üç adet halı atölyesi faaliyette bulunmaktadır. Bu atölyelerde kişi istihdam edilmektedir.

    Bu atölyelere ek olarak bir adet konfeksiyon atölyesi ve bir adetde ayakkabı atölyesi açılması planlanmıştır.

    Sarayönü İlçesinde kurulu bulunan ve faaliyet gösteren bu üretim yerleri dışında, yeni üretim yerleri için çalışmalar yapılmaktadır. Bazı üretim yerlerinin yapımına bu yaz döneminde başlanılması beklenilmektedir.

    1998 yılının yaz döneminde başlanılması beklenen ve en önemli yatırım büyük ölçekli ağır sanayi şeklindeki demir-çelik entegre üretim tesisleridir. Bu tesislerin Tetik Sibop A.Ş. firması tarafından yapılması planlanmış ve firmayla protokol imzalanmıştır.

    1998 yılı yaz döneminde yapılması planlanan diğer bir tesis ise yeni bir yem fabrikasıdır. İlçede 180 ortaklı yeni kurulan Birlik Yem Süt Tarım ve Hayvancılık San. A.Ş. tarafından bu yaz döneminde fabrika kurularak üretime başlanılması planlanmaktadır.

    İlçede süt üretimi ve pazarlanması konusunda yapılan verimli çalışmalar sonucunda kaliteli süt miktarı arttığında Konya ve civar illerde büyük ölçekli bir süt entegre tesisleri bulunmadığından ilçede bir süt entegre tesisinin kurulması için çalışmalar başlatılmıştır.

    Bu üretim tesisleri dışında ilçede çuval fabrikası, bisküvi ve çikolata fabrikası ,tuğla fabrikası, kağıt fabrikası ve balık ürünleri işleme tesisleri gibi birçok fabrikalar kurulması fızibilite ve verimlilik açısından uygun olmaktadır.

SARAYÖNÜ TARIM

    “Türkiye’nin tahıl ambarı Konya ,Konya’nın tahıl silosu da Sarayönü’ dür “diye bir deyim vardır,bu deyimden ilçemizin zirai yapısının hububat tarımını ön plana çıkardığı anlaşılır. En çok yetiştirilen ürünlerden buğday ve arpa diğer ürünlere kat ve kat fark atarak liderlik konumundadır. Bu tablonun ortaya çıkmasında en büyük faktörler iklim , yükselti ve su sorunudur. Gerçi taban suyu bakımından elverişli bir konumda bulunan ilçemiz,yer altı sularından yeterince faydalanma imkanlarına tam anlamıyla kavuşamadığından buğday ve arpa karakterize ürün olarak kendini göstermiştir.

    İlçemiz yılda ortalama 140.000 ton buğday ve 125.000 ton arpa üreterek ülke ekonomisine katkı sağlar.    Kültür arazisi toplamı olan 184.376 ha’lık alanın sadece 934 hektarı sulanabilmekte olup, nadasa bırakılan arazimiz ise toplam kültür arazisinin hemen hemen yarısına yaklaşmaktadır. Bunda belki de ilçemizde söylenen “Bir sene nadassız kalan yedi sene aç kalır” deyiminin payı vardır.

    Meyvecilikte ise elma ve armut ağırlığı hissedilse de meyveciliğe ayrılan alanın sadece 192 ha. olması tarımın bu kolunun fazla gelişmemesine yol açmış olup ,susuzluk bu daldaki başlıca sorun olmuştur
.

SARAYÖNÜ BİTKİ ÖRTÜSÜ

    A. YÜZEY ŞEKİLLERİ:

   
Bölgemizde yüzey şekilleri bakımından bir sadelik göze çarpar. İlçemizin toprakları Cihanbeyli platosunun güney uzantısındaki düzlükler üzerinde bulunmaktadır. Bu düzlükler akarsular tarafından derince parçalandığından dolayı ova karakteri taşır. Yani Sarayönü geniş ve düz bir ova üzerine yerleşmiştir. Yalnız ilçemiz güneyden , Batı Torosların bir kolu olan Sultan dağı'na bağlı Lâdik dağları ile çevrilmiştir. Doğu-Batı yönünde uzanan bu dağların denizden yüksekliği 1800-1900 metre arasında değişir.

    İlçemizin güneyindeki bu dağlar, şistlerden ve yarı kristalize olmuş kalkerlerden oluşmuştur. Orman bakımından çok zayıf olan bu Üçünçü zaman sonları ile dördüncü zaman başlarında Alp-Himalaya Orojenezi ile oluşan bu kıvrım dağları, dış etkenlerin (sıcaklık, soğukluk, yağmur, rüzgar, akarsu v.b.) tesiri ile zamanımıza kadar aşınarak orijinal durumlarını kaybetmişlerdir. Böylece orta dağ karakterini kazanmışlardır. Dağ yamaçları kertik vadilerle yer yer yarılmışlardır. Bu kertik vadilerin oluşumunda şist ve kireç taşının farklı aşınmalarının etkisi vardır. Yine bu vadi teşekkülünde, dağdaki kırılmaların da rolü vardır. Bu kertik vadilerin içinde akan periyodik akarsular (periyodik akarsu: kar ve yağmur suları ile beslenen akarsu ) ovaya inince eğimin azalması ile ilgili olarak taşıma güçleri azalmış ve taşıdıkları materyalleri ile dağın eteğinde birikinti konileri meydana gelmiştir. Lâdik kasabası bu şekilde meydana gelmiş büyük bir birikinti konisi üzerinde kurulmuştur.Dağlar erozyona uğramışlardır. Özellikle Şistlerin mekanik ayrışması ile oluşan killi toprak, erozyonun etkisi ile ova tabanında birikmiştir. Ovadaki humuslu seri altında 1,5-2 m derinde bulunan ve 30-40 cm kalınlık gösteren kis tabakası bu şekilde oluşmuştur.

    Sarayönü düzlükleri , güney doğudaki Konya ovasından Gelemiş tepelik alanı ile ayrılır. Sarayönü ovası düzlükleri üzerinde görülen tek tepeler hep birer Höyüktür.
    B. AKARSULAR

    Bölgemiz akarsular bakımından kapalı bir havza durumundadır. Bu kapalı havzanın suları, yer yer küçük göl, bataklık ve sazlıklar meydana getiren bir akış tarzı göstermekte ve suyunu denize ulaştıramamaktadır. Önemli büyük bir nehri yoktur, akarsular ise dereler halindedir.

    Bölgemizdeki akarsuların bazıları kar ve yağmur suları ile beslenir ki, bunlar periyodik akarsulardır. Kışın ve ilkbaharda su akıtırlar ki, bunlar tarım açısından çok önemlidirler. Şimdi bu akarsularımızı kısaca tanıyalım:

    KARACAYAR adını taşıyan dere, Lâdik dağlarından doğar, kar ve yağmur suları ile beslenir, Güney-Kuzey istikametinde şehri boydan boya geçerek Kuzeyde çayır mevkii denilen tarım arazisinde kaybolur. Kışın ve ilkbaharda bol su akıtan, hatta taşkınlara sebep olan bu dere, yazın ise tamamen kurumaktadır. Bu sebeple , bu deremizden tarım alanlarının sulanmasında faydalanılamaz.

    BEŞGÖZ deresi ise , ilçemizin 5 km Kuzey batısındaki Beşgöz Gölü'nden doğar, gölün dibindeki kaynak suları ile beslendiğinden bütün bir yıl boyunca devamlı su akmaktadır. Bu sebeple Konuklar Tarım İşletmesi, Kökez, Gözlü ve Kolukısa köylerinin tarım alanlarını suladığı için çok önemlidir. Ayrıca bu dere üzerinde, Konuklar TİM ve özel şahıslarca alabalık üretimi yapılmaktadır.

    BAKIRPINAR deresi , Zengi köyü batısındaki kalker kayalarının bulunduğu yerdeki kaynaklardan çıkan su ile beslenir ve bütün bir yıl boyunca devamlı akar. Bu kaynakların suyunun Beyşehir Gölünden sızdığı sanılmaktadır. Kuzeye doğru dere, Zengi, Apsarı (Değirmenli), Yenicekaya köylerinin topraklarını sular, Kökez köyünde Beşgöz Deresi ile birleşir. Gözlü Kasabasında bu dereler, Gözlü deresi adını alırlar ve Kolukısa köyü tarım arazisinde kaybolur.

    C.GÖLLERİ


   
İlçemiz sınırları içerisinde göl olarak sadece Beşgöz gölü vardır. Suyunu gölün dibindeki kaynaklardan temin eder. Bu su alt kısımdaki kireç taşlarındaki karstik boşluklardan gelmektedir. Jeolojik haritaya bakıldığı zaman, Beyşehir Gölü ile Beşgöz gölü arasındaki arazinin kalkerli bir yapıya sahip olması ve Beşgöz Gölündeki kaynaklardan çıkan çam kozalaklarının Beyşehir Gölü çevresindeki ormanlık sahadan dökülen kozalakların, yer altındaki kalker boşluklarından geçerek, Beşgöz Gölüne kadar geldiği, Beşgöz sularının, Konuklar D.Ü.Ç. toprakları üzerinde bulunan Beşgöz gölü, önceleri 35 almış, üst kısmı sazlıklarla örtülüdür. Bu bataklık halindeki gölün suları Beşgöz deresine boşalmaktadır.

    Göl içerisinde küçük ve çok sayıda balık bulunmaktadır.
    D.İKLİMİ


   
Bölgemiz Anadolu bölgesinin karasal iklim tipine uyar. Bölgemizde genel olarak yazları Yağışın olabilmesi için Nisbi Nem oranının %100'e ulaşması gerektiği

    Genel olarak İç Anadolu Bölgesi, Kuzeyde bulunan Kuzey Anadolu dağları ve Güneyde bulunan Toros dağlarının kıyıya paralel olması nedeni ile Karadeniz ve Akdenizden gelen nemli rüzgarlardan ve denizin ılımanlaştırıcı etkisi bölgemize ulaşamamaktadır
   
    Ayrıca buna bölgemizin yükselti faktörünüde eklersek İç Anadolu bölgesinin iklimi karasaldır diyebiliriz. Tabiki İlçemiz Sarayönü'de İç Anadolu bölgesinde olması nedeni ile karasal iklim kuşağı içerisindedir. Fakat Sarayönü'ndeki karasal iklimin özellikleri, İç Anadolunun karasal iklim tipinden ziyade, daha çok çok sıcak ve kurak , kışları sert soğuklar ve kar yağışı hakimdir.

    I.SICAKLIK

    Yukarıda belirtilen iklim özelliklerine sahip olan ilçemizde en karasal iklimin bir özelliği olan ; yaz ile kış, gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkıda oldukça fazladır. İlçemizde ortalama yıllık sıcaklık derecedir.

   
2. YAĞIŞ

    İlçemizde ortalama Nisbi nem (Bağıl Nem) oranı %60 civarındadır.0göz önüne alınırsa, ilçemizdeki nisbi nemin düşük olduğu ve buna bağlı olarak da , yıllık ortalama yağışın 350-400 mm gibi çok düşük bir yağış miktarı ile karşılaşmaktayız.

    Bölgemizdeki yağışlar incelendiğinde yağışların kışın kar ilkbahar ve sonbaharda ise yağmur halinde olduğu görülmektedir.

    İlçemizde yağan yağmurların büyük kısmı, genellikle ilkbahar mevsiminde, öğleden sonra görülen ve halk arasında KIRK İKİNDİ yağışları olarak bilinen KONVEKSİYON yağışlarıdır. Bazen bu yağışlar dolu ile karışık sağanak yağışlar olarak da görülür ki, çiçek açma devresinde olan meyve ağaçlarına geniş ölçüde zarar verebilmektedir. Ayrıca ilçemizde, kış mevsiminde çok şiddetli soğukların etkisi ile don olayı da sık sık görülebilmektedir.

   
3.RÜZGARLAR

   
İlçemizde kışın hakim rüzgar, kuzeyden esen POYRAZ; dır. Bu rüzgar bütün kış boyunca sert ve soğuk olarak eser. Bölgemizin kuzey kesimi tamamen açık olduğundan bu rüzgardan çok etkilenmekte, kış mevsiminin sert ve soğuk geçmesine neden olmaktadır. Kış mevsimi sonları ile ilkbahar başlarında , güney batıdan zaman zaman LODOS esmektedir ki, halk arasında bu rüzgara KABAYEL’ de denir. Akdeniz bölgesinden gelen bu rüzgar, azda olsa Akdeniz iklimi özelliği gösterdiğinden dolayı havanın ısınmasına, dağ ve ovadaki karların erimesine neden olur.

    Batıdan da bazen hızlı rüzgarlar eser ki, çıplak olan ilçemiz arazisi üzerinde erozyona neden olmakta, toprağın üzerindeki verimli- humuslu yüzeyi taşımakta ve bazende toprak altındaki tohumu yüzeye çıkartarak verimin düşmesine neden olabilmektedir.

    İlçemizde bazı yıllar, yazın Güney ve Güney-Doğudan esen sıcak ve kuru bir rüzgar olan SAMYELİ esmektedir ki, bu rüzgar olgunlaşma dönemindeki bitkileri bir kaç gün içinde kuruttuğu için, tarımsal yönden çok zararlıdır.

    Bu rüzgarlar dışında bölgemizde küçük çaplı yerel rüzgarlara da rastlanır. Ovada yazın gündüzleri fazla ısınan hava, Ladik dağları yamaçları boyunca yukarı doğru yükselerek eser. (VADİ MELTEMİ) buna karşılık geceleri fazla soğuyan hava Ladik dağlarından yamaç aşağıya-vadiye doğru eserki buna da ; DAĞ MELTEMİ denir.

    Tüm bu iklim ve iklim elemanlarını anlattıktan sonra, şunu da bilmemizde yarar vardır; İlçemiz ile ilimiz Konya birbirine yakın olmasına rağmen ikisi arasında iklim farklılığı vardır. Bu iki merkez arasında günlük hava olayları arasında bir farklılık göze çarpar. Bu ayrım Gelemiş sırtlarında başlar. Örneğin kış mevsiminde bir gün, Sarayönü'nden Gelemiş sırtlarına kadar kar yağmışken, Gelemiş sırtını aştıktan sonra, Dokuzdan itibaren kar örtüsünün kaybolmakta olduğu ve hatta il merkezine doğru yaklaştıkça, normal güneşli bir hava ile karşılaşılabilmektedir.

   
E. DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ

    İlçemiz doğal bitki örtüsü bakımından çok fakirdir. Bunun en büyük etkisi ise, bölgemizde görülen iklimin kurak olmasıdır. Tabi ki bu iklim koşullarına uymuş olan BOZKIR&'lar ilçemizde büyük yer kaplar. İlkbahar yağışları ile düzlüklerde çeşitli otlar yeşermekte, renk renk çiçekler açmaktadır. Fakat İlkbaharın bitişi ile ve yağışsız yaz sıcakları ile beraber bu yeşil ot ve çiçek örtüsü sararır ve kururlar.

    Bölgemizde bulunan dere kenarları söğüt ve kavak cinsinden ağaçlarla kaplıdır. Ayrıca bazı mevkilerde (Öz içi, Bağ yeri, Karaciğer, Evcekaya v.b.) gibi yerlerdede söğüt , kavak ve toplu meyve ağaçlarına rastlanmaktadır, Son yıllarda ilçemizde ağaç dikimine önem verilmiş ve yeşil alanlar her geçen gün artmaya başlamıştır.

    Ladik dağları bölgesinde Şistli yapıya sahip olarak üzerinde çalılıklar görülür. Kalkerli arazi ise boştur, bitki örtüsü hiç yoktur. Daha önceleri bu dağlar üzerinde orman örtüsü çeşitli sebeplerle tahrip edilmiş ve kesilen ağaçların yerine yenisi dikilmemiş, böylece bugünkü görünüşü almıştır.

   
F. MADENLER


   
İlçemizde; Ladik, Sızma ve Kurşunlu Köyü ve çevrisinde cıva madeni yatakları vardır. Bahçesaray köyü civarında yeterli ve kaliteli hammaddeleri bulunmaktadır. (M.T.A. raporu)
    SARAYÖNÜ VE ÇEVRESİNİN JEOLOJİK YAPISI


    A. JEOLOJİSİ

   
Sarayönü ve çevresi bir çok jeolojik devirler geçirdikten sonra bugünkü son şeklini almıştır. Bölgemizde yapılan çalışmalar neticesinde, en eski kaya biriminin milyon yıl öncesine dayandığı ve bunun I. Zaman Paleozoik jeolojik devrin DEUONİYEN formasyonuna tekabül ettiği tespit edilmiştir, Deuoniyen boyunca teşekkül eden kireç taşları içerisinde bol miktarda mercan fosiline rastlanması Deouniyen denizinin sığ ve sıcak olduğunu göstermektedir( Ladik batısı Ayilles tepe civarı kireç taşları Deouniyen'ne güzel bir örnek teşkil eder) Deoniyen sonunda bölgede bir deniz çekilmesi olmuş, yine I. Zamana dahil Karbonifer devrinde deniz yeniden bölgeyi istila etmiştir. Bu deniz tortularını teşkil eden Konklomera- kum taşı-Marn-kireç taşlarının ard arda bulunması Sarayönü-Sızma arası) denizin sığ ve hareketli olduğunu, kireç taşları içerisinde rastlanan mercan fosillerinden anlaşılmaktadır. Karbonifer devrinin bölgemizde ne kadar hüküm sürdüğü halen tespit edilememiştir. Aradan geçen uzun jeolojik devirler zamanın sartlarını değiştirmiş ve bir çok özelliklerini saklamıştır. Elde mevcut verilere göre,Karbonifer denizi, Permiyen'de (I. Zamanın sonu) biraz daha derin deniz olarak devam etmiş Permiyen sonun da yani I. Zamanın sonunda bölge tamamen yükselip, uzun zaman boyunca sadece karasal şartlar hüküm sürmüştür. Taki III. Zamanın sonlarına doğru Miosen sonu Piliosen başında bölge bir deniz istilasına uğramış fakat bu deniz ancak Ladik dağlarının yamaçlarına kadar erişebilmiştir. Denizin bu istila hareketi kısa sürmüş zira bölgenin açık denizlerle irtibatı hemen kesilmiş, sadece açık bir göl kalmıştır. Gölsel kireç taşları ve bunların içerisindeki Gastrapot fosilleri bunu ispatlamaktadır. Zaman ilerledikçe, sahilden itibaren yavaş yavaş gelen malzeme gölü doldurmaya başlamış kireç taşları yerini Komplomera ve kum taşlarına bırakmış, yani göl tamamen dolmuştur. Gölün dolmasından sonra, IV. Zaman boyunca tekrar karasal şartlar hüküm sürmüş bugün gördüğümüz en son morfoloji (yüzey şekilleri) kazanılmıştır.

· · · ·
B. TOPRAK YAPISI

    Sarayönü'nde ağaçlık olan yerlerde, bitki kalıntılarından meydana gelen humuslu toprak vardır. Doğal bitki örtüsü fakir olduğu için ova topraklarının büyük bir kısmı humuslu toprak bakımından fakirdir Üst kısımlarda Kuaterner yaşta alivyon seri (Kireçli, kumlu , killi) onun altında kist dediğimiz (killi, kireçli, verimsiz, çok az geçirgen) kısım gelmektedir. Kisin meydana gelişi, güneyde Lâdik dağlarındaki Şistlere bağlıdır. Daha altta, Altpiliosen yaşlı bir kısım gelirki, bukum taşı ve Komklomeralardan meydana gelmiştir.

    Humuslu topraklar 30-40 cm , üst alivyol seri 1 metre ile 2.5 metre arasında , Alt alivyol seri 2 ile 20 metre arasında ve kum taşları 100 metre derinliğe kadar inmektedir. Ayrıca şunu da belirtelim ki, Sarayönü'nün toprakları yerine iyice artırdığı için ve deprem kuşağı üzerinde bulunmadığından bölgemizde DEPREMLER çok düşük ölçekli ve çok az olur.

 

    İlçemiz endemik bitkilerinden Meyankökü (piyan) : Baklagillerden kalın rizomlu bir ağaçcıktır. Yaprakları tüysü, yaprakçıkları pek çoktur. Çiçekleri beyaz, morumsu veya mavimsidir. Başak biçimindedirler. Yurdumuzda Batı ve Güney Doğu Anadolu'da yetişir. Boyu 50 cm ile 2 m arasındadır. Çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi mor renklidir.
Meyankökü adı verilen kökleri tatlıdır. İçeriğinde glikoz, sakkaroz, nişasta, tanen, asparagin, yağ, zamk, reçine ve glisirizin vardır. Meyan balı da kökünden elde edilir. Üç yıllık kökler kullanılır.
Faydası : Grip, nezle, anjin ve nefes darlığında faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide - 12 parmak bağırsağı ülseri ve gastriti tedavi eder. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İncebağırsak iltihaplarını giderir. Vücuda serinlik verir. Kabızlığı giderir. Fazlası tiryakilik yapar ve zararlı olur.

SARAYÖNÜ ULAŞIM VE HABERLEŞME

    İlçemiz, Konya-Haydar Paşa Devlet Demiryolları üzerindedir. Ayrıca karadan Konya-İstanbul asfaltının 44’ncü kilometresinden ayrılarak , 7 km’ lik bir yol ile bu asfalta bağlıdır. İlçemiz bütün bu yollarla diğer komşu il ve ilçelerle ulaşımını sağlamaktadır.    
   
Sarayönü’nde ulaşım 1871 yılında Sultan Abdülaziz Han döneminde yapılan demir yolu ve karayolu ile yapılmaktadır. İlçe istasyonundan İç Anadolu Mavi Treni, Meram ve Toros ekspresi, posta trenleri ile yolcu ve yük taşımacılığı yapılmaktadır. Karayolu taşımacılığında ise her saat başı karşılıklı olarak Konya’ya otobüs seferleri düzenlenmektedir.

    İlçemizde haberleşme posta işletmesi ve 2500 kapasiteli santral ile yeterli düzeyde telefon hizmetleri verilmektedir.

29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Kazanan Parti Adayı

Bağımsız Aday Mehmet Güney