Kasaba; Konya-Antalya
karayolu üzerinde 7km içeridedir. Beyşehir ilçesine
uzaklığı 26 km olup, ilçeye ulaşım Belediyeye ait
otobüsler ve özel minibüslerle sağlanmakta, her iki
saatte bazen her saat başı sefer düzenlenerek
yapılmaktadır.
Kasaba Tanıtım
Bilgisi
Üzümlü'de Türklerin
tarih sahnesine çıkması Selçuklu Sultanı Alparslan
dönemine rastlamaktadır. Bu tarihlerden itibaren
bölge sırasıyla Anadolu Selçukluları,
Karamanoğulları, Eşrefoğullan, Hamidoğulları,
Turgutoğulları yönetiminde kalmıştır.
Fatih Sultan Mehmed'in 1464 tarihinde
Karamanoğulları Beyliğinin yönetimine son vermesiyle
tüm Beyşehir bölgesi ile birlikte Üzümlü'nün de
Osmanlı idaresi altına girdiği söylenebilir.
Beldemizin bu tarihlerdeki isminin Manastır olarak
bilinmektedir. Bölgeye ait Başbakanlık Osmanlı
Arşivi'nde bulunan 40 numaralı ve 1507 tarihli
tahrir defteri incelendiğinde bu defterin idari
tertibinde Beyşehir kaza merkezi ve bağlı nahiyeler
sıralanmaktadır. Beyşehir'e bağlı nahiyeler ve
köyler incelendiğinde günümüzde hala mevcut olan
bazı köylerin isimlerini değiştirmeden devam
ettiğini görmekteyiz. Nitekim Yağan Nahiyesine bağlı
köy isimleri şunlardır: Üskelles, Kurdular,
Osmancalı, Bucak Armağanlı, Efle, Diğer Efle,
Şeyhler, Celil Fakih, Yatağan, Davudlar, Salur,
Haydar, Yaycılar, Huğlu, Mahmudlar, Savcılar,
Manastır, Karadiken, Ovacık, Küre, Aladorum, ve
Bademli'dir. Bunların arasında yer alan Manastır'm
bugünkü Üzümlü ile aynı yer olduğu kabul
edilmektedir. XIX. Yüzyıla ait bazı belgelerde
"Üzümlü Manastır" şeklinde yer alan tanımlamalar bu
konudaki kanaatimizi daha da perçinlemektedir. Aynı
ismi taşıyan bugün daha güneyde yer alan Osmanlı
döneminde Gurgurum ismini taşıyan nahiyeye bağlı
Manastır köyü yer almaktadır. Bu isimlendirmeler
muhtemelen burada yer alan dinî bir merkezden ortaya
çıkmıştır. Ancak Türklerin bölgeye gelişiyle burada
nüfus ve dini yapı tamamen değişmiş Müslüman-Türk
kimliği beldemizde tamamen hakimiyetini tesis
etmiştir.
1507 tarihli aynı defteri incelemeye devam edersek
Üzümlü'nün idari olarak Beyşehir kazası Yağan
nahiyesine bağlı bir köy olduğunu görürüz. Vergi ve
askerlik yükümlülerini tespit için düzenlenen bu
defterler aynı zamanda içerdikleri bilgiler
dolayısıyla sosyal yapı bakımından da değerli
bilgiler içermektedir. Bu deftere kaydedilen
mükelleflerin isimleri tamamen Türk isimleri olup
köyün gayr-ı müslim nüfusu bulunmamaktadır. Hane
sayısı 41 mükellef sayısı 58 dir.
Devlet tarafından alındığı kayıt edilen bağ ve
hububat vergileri geçim kaynakları bakımından köyün
tipik bir orta Anadolu köy yapısına sahip olduğunu
göstermektedir. Bu sayımda kadın ve çocuklar
sayılmadığından toplam nüfus ortalama olarak tahmin
edilebilir. Bu tahminin en pratik yolu da hane
sayısını dört ya da beş ile çarpmaktır. Bu usulü
benimsersek nüfusun 200-250 civarında olduğunu
söylemek yanlış olmaz.
Sosyal yapı bakımından göze çarpan diğer bir husus
da beldemizde bulunan bir derviştir. Şeyh İlyas'ın
oğlu Derviş Şeydi köyden gelip geçenlere verdiği
karşılıksız hizmetlere mukabil bazı vergileri
ödemekten muaf tutulmuştur. Üzümlü'de Şeyh İlyas'ın
îshak isimli bir diğer oğlu daha bulunmakta olup
bunun her hangi bir muafiyeti bulunmamaktadır.
Günümüzde Üzümlü de bulunan Şıhlar Mahallesi ismi
muhtemelen bu şeyhe atfen konulmuştur.
Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'ye aktif bir şekilde
katılan ve şehitler veren Üzümlü; Cumhuriyetin ilk
yıllarında beş mahalleden oluşan bir bucak
merkezidir. 1927 Nüfus sayımında 1,115 i erkek ve
1250 kadın olmak üzere toplam 2,365 Nüfusa sahip
olan Üzümlü'de 1930 yılında Belediye kurulmuştur.
Cumhuriyet döneminde Üzümlü'nün iktisadi hayatında
bağcılık önemli rol oynamaya devam etmiştir. 1950 li
yıllara kadar yılda ortalama 4000 ton üzüm
üretilmekte ve bundan imal edilen pekmezin 2 tonu
çevre köylere satılmaktadır. Üzümlü'de coğrafi
yapının engebeli ve dağlık olması sebebi ile buğday
ve arpa üretimi ihtiyacı ancak %15 'ini
karşılamaktadır.
1960 lı yıllarda av tüfeği imalatına başlayan Üzümlü
halkı 1970 li ve 1980 li yıllarda büyük bir iktisadi
dönüşüm ve gelişim göstermiştir. Başlangıçta el
tezgâhlarında üretilen av tüfeği günümüzde her türlü
makine ve teknolojinin kullanıldığı fabrikasyon
üretimi şeklinde devam etmektedir. 1990 lı yıllardan
itibaren her çeşit av tüfeği imal eden, ülke içinde
ve yurt dışında pazarlayan Üzümlü Türkiye'nin
savunma sanayisine her türlü katkıyı yapabilecek
bilgi birikimine ve makine parkına sahip
bulunmaktadır.
Kasabamızdan Görüntüler
Büyük Resimler İçin Üzerine Tıklayın...